Türkiye Cumhuriyeti

Strazburg Başkonsolosluğu

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (tmk) Aihm Tarafından Etkin Bulunması , 05.03.2010

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 22 Aralık 2005 tarihinde açıklamış olduğu Xenides-Arestis kararı uyarınca KKTC’de ihdas edilmiş bulunan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) etkinliğine ilişkin AİHM kararı bugün (5 Mart) açıklanmıştır.

AİHM kararında TMK’nın etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiği teyid edilmektedir. TMK’nın etkin bulunmasıyla GKRY vatandaşlarının KKTC’de 1974 öncesi sahip oldukları taşınmazlarıyla ilgili talep ve iddialarını öncelikle TMK’ya götürmeleri ve burada çözüm aramaları zorunlu hale gelmektedir. Diğer bir ifadeyle, AİHM’deki mülkiyet davalarının öncelikle TMK’ya havale edilmesi gerekecektir. Öte yandan, bu karar, AİHM’in daha önceki kararlarında da altı çizilen, KKTC’de işleyen bir hukuk düzeninin mevcudiyetini de bir kez daha teyid etmektedir.

AİHM kararları uyarınca ihdas edilen ve Mart 2006 tarihinde çalışmaya başlayan TMK’ya bugüne kadar Rumlar tarafından 450’yi aşan başvuru yapılmış ve bu başvuruların 100’e yakını dostane çözümle sonuçlandırılmıştır. TMK bu suretle Kıbrıs sorununun en önemli veçhelerinden birini teşkil eden mülkiyet meselesinde Ada’da bugüne kadar hayata geçirilmiş tek etkin çözüm mekanizmasını teşkil etmektedir. Öte yandan bu karar, KKTC makamlarının tasarruflarının uluslararası hukukta tanınması ve Avrupa standartlarına uygunluğu anlamına da gelmektedir.

Kıbrıs meselesinin en karmaşık boyutunu oluşturan mülkiyet sorununun, kapsamlı bir çözüm içinde bir bütün olarak ele alınması ve BM parametreleri çerçevesinde çözümlenmesi tabiatıyla esastır. Nitekim, Türkiye halen Ada’da BM aracılığıyla sürdürülmekte olan kapsamlı çözüm müzakerelerine bu anlayışla destek vermektedir. Ancak, Türk tarafının adil ve kalıcı bir çözüme en kısa sürede ulaşılması için sarfettiği tüm çabalara karşın, bu hedefe odaklanmak yerine uluslararası yargı organları da dahil olmak üzere çareyi farklı mercilerde arayan Rum Yönetiminin, AİHM’in bu kararından gereken dersi alarak, Kıbrıs sorununun mülkiyet konusu dahil tüm yönlerini KKTC ile müzakere yolu ile biran önce çözümlemesi gerektiği sonucunu çıkaracağını umuyoruz.