Türkiye Cumhuriyeti

Strazburg Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

8 Mart Kadınlar Günü Konuşması, 04.03.2012

Sayın Dernek başkanı ve Kadınlar Kolu Başkanı,
Saygıdeğer Konuklar,
8 Mart Dünya Kadınlar günü vesilesiyle düzenlemiş olduğunuz bu güzel etkinliğe katılma ve söz alma fırsatını bana verdiğiniz için teşekkür ediyorum.
ABD’deki dokuma işçisi kadınların 1857 yılında daha insanca bir yaşama kavuşmak isteğiyle, eşitsizliğe ve ayırımcılığa, uzun ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı mücadele başlattıkları 8 Mart, 19'uncu yüzyılın sonlarından bu yana kadınların talep ve özlemlerini dile getirmedeki kararlılıklarını sergiledikleri ve bu güne dek hiç de küçümsenmeyecek haklar elde ettikleri bir gün olmuş ve ilerleyen süreçte çeşitli ülkelerde kadınların kutladığı bir gün haline gelmiş,nihayet 1977 yılında BM Genel Kurulu tarafından Kadın Hakları ve Uluslararası Barış Günü ilan edilmiştir. Böylece 8 Mart BM’e üye tüm ülkelerde “Dünya Kadın Günü” olarak kutlanmaya başlamıştır.
Kadın hakları kavramı özellikle 19 yüzyıldan bu yana önemi giderek artan bir konu haline gelmiştir. Dünya genelinde çok çeşitli kurum ve kuruluş, kadınların karşılaştığı sorunların ve ayrımcılıkların giderilmesi için çalışmalar yapmaktadır. Tüm bu gelişmelere rağmen dünyanın farklı bölgelerinde farklı derecelerde olmak üzere kadınlar genel olarak,
• İş ve çalışma hayatında kendilerine yönelik negatif ayrımcılık.
• Eğitim - öğretim hakkından yoksun veya ikinci planda bırakılma,
• Bir çok devletin hukuki düzenlemelerinde kadın erkek ayrımı yapılması ve bilhassa miras hukuku ve medeni hukuk düzenlemelerinde kadınlara negatif ayrımcılık uygulanması.
• Dünyada birçok bölgede, kadınların eş seçme, evlilik, boşanma ve diğer temel medeni haklarının tanınmaması.
• Kadınlara yönelik fiziki şiddet ve psikolojik baskının en çağdaş ülkelerde bile tam anlamıyla kırılamamış olması gibi sorunlarla karşı karşıya olmaya devam etmektedir.
Oysa günümüzde uluslararası insan hakları belgelerinde her insanın eşit ve özgür doğduğu, kişilerin insan haklarına ve temel özgürlüklerine hiçbir ayrım gözetilmeksizin fırsat eşitliği çerçevesinde sahip olduğu ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın kabul edilemezliği ilkeleri benimsenmiştir
Bu çerçevede 8 Mart, kadın haklarının kazanılmasında nerelerden başlandığının ve kadınlarımızın bugünlere nasıl geldiğinin hatırlanması için önemli bir gün olma özelliğini taşımaktadır.
Günümüzde kadınlar, olaylara bakış açısındaki duyarlılık ve farklı yaşamsal tecrübeleri ile hayatın hemen her alanında büyük başarılara imza atmaktadırlar.

Türkiye ve Fransa’nın da aralarında olduğu bir çok ülkede kadın-erkek fırsat eşitliğinin sağlanmış olması ve kadının statüsünün yükseltilmesi yolunda verilen mücadele kadınların gayretleriyle olmuştur. Bugünkü etkinliğe atfedilen önem de bunun en açık göstergesidir.

İçten inancım şudur ki, toplumsal yaşamın her alanında kadına verilen yer ve değer ile içinde bulunulan toplumun gelişmişlik derecesi arasında doğrudan bir orantı mevcuttur. Sivil toplum kuruluşlarında kadın kollarının mevcudiyetini, hem sağlıklı ve donanımlı kuşakların yetişmesi, hem de kadının toplumda hak ettiği konuma gelmesi bakımından çok önemli buluyorum. Ancak ben kadınların sadece kadınlar kollarında değil, kuruluşların yönetimlerinde de etkin görev almaları gerektiğine böyle bir gelişmenin bu kuruluşların faaliyetlerine farklı bir yaklaşım ve yeni bir soluk getireceğine de inanıyor, tüm hanımlarımızı dernek yönetimlerinde aktif görev yüklenmeye ve kuruluşların etkinliklerine destek sağlamak yerine etkinliklerin neler olacağı konusunda karar alma pozisyonunda yerlerini almaya davet ve teşvik ediyorum.
Kadınlar olarak çocuklarınızın eğitimine yeterince önem verin. Hepiniz çocuk yetiştiriyorsunuz. Kız çocuklarının önünü açın. Kızlarınız için gerekirse aileniz içinde, içinde yaşadığınız toplum içinde mücadele verin, eğitimlerini sürdürsünler ve en önemli yerlerde görevler alsınlar. Ben şu anda Başkonsolos olarak Strazburg’da görev yapıyorsan bunu öncelikle anneme babama borçluyum. Okul öncesi aile içi eğitim de başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Buna önem verilmeli.
Diğer önemli bir husus da, oyunuz hangi partiye olursa olsun siyasi katılımınızı göstermeniz hatta siyasette yerinizi almanızdır. Fransız siyasetinde insanlarımız ve bu meyanda kadınlarımız ne kadar yoğun bir şekilde yer alırsa, Türk toplumunun beklentileri de o kadar gerçekleşecektir.
Bu düşüncelerle hepinizin Kadınlar Günü’nü yeniden kutluyor; bugünkü etkinliğin düzenlenmesine katkıda bulunan ve emeği geçen herkese şükran ve tebriklerimi sunuyorum.